Bitcoin Topluluğu Soruyor: ‘1971’de Ne Oldu?’ Yanıt 2020’leri Şekillendirebilir

Simon Chandler
| 6 min read

İlk negatif sonuç, doların değerinin etkilenmesiydi. Altın standardının kaldırılması iktisadi dalgalanmayı yatıştırmak için fayda sağladı. Yapay olarak ucuz kredisi olan bir toplumda finans mühendisliği girişimciliğe göre daha karlı büyür.

Kaynak: Adobe/corlaffra

Amerika Birleşik Devletleri 1971 yılında altın standardını yürürlükten kaldırdı. Şimdi bazı insanlar – özellikle Bitcoin topluluğu – ABD ve dünya çapındaki nüfusun büyük ölçüde mağdur olduğuna inanıyorlar. Hükümet, genel nüfusun tasarruflarını azaltan bir çeşit enflasyona neden olan süreçte istediği şekilde dolar basabilir.

Bununla birlikte, 1971 yılından bu yana bazı gelişmeler – üretkenlik-ücret farkı ve devlet borcundaki büyüme – altın standardını yürürlükten kaldırmanın kötü bir fikir olduğu izlenimi uyandırsa da, anaakım ekonomistlerinin büyük çoğunluğu bunun genel anlamda ekonomilerin iktisadi dalgalanmayı yatıştırmalarını sağlayan olumlu bir hamle olduğunu düşünüyor.

Aynı zamanda, 1971 sonrasında meydana gelen olumsuz gelişmelerin birçoğunun yapısal güçlerden kaynaklandığını düşünüyorlar. Bununla birlikte, Bitcoin (BTC) ve Avusturya Ekonomisi gibi sağlam paranın savunucuları, altın standardını yürürlükten kaldırmanın devlet borcunun yanı sıra ücret ve üretkenlik artışındaki önceki tarihsel eğilimlere zarar verdiğini doğruluyorlar.

Değer kaybı ve kontrol sağlamak

Cryptonews.com‘a konuşan R Street Institute‘nin Maliye ve Bütçe Politikası Projesi’nin tarafsız direktörü Jonathan Bydlak, Bretton Woods Anlaşması’nın (Bretton Woods Agreement) kaldırılmasının etkilerinin karmaşık olmasına rağmen genel olarak pozitif olduğunu söyledi.

Bydlak, “İlk negatif sonuç, doların değerinin etkilenmesiydi” dedi.

"Birçoğu 70’lerin başından beri meydana gelen değer kaybının, altınla olan bağını koparmasının kaçınılmaz bir sonucu olduğunu iddia ediyor."

Bununla birlikte Bydlak, bu dezavantaja karşın dikkate alınması gereken bir dizi başka etkinin olduğunu açıkladı. "Birincisi, 70’lerin sonları ve 80’lerin başlarındaki enflasyondan dolayı, enflasyonun ve iktisadi dalgalanmanın kuşkusuz ki altın standardı döneminde olduğundan daha istikrarlı olmasıdır."

Bydlak, finansal krizlerin o zamanlardan beri görülmeye devam ettiğini kabul etti. Ancak, "bu dönemlerin her birinin Bretton Woods öncesi dönemdeki panik ve durgunluktan daha hafif olma eğiliminde olduğunu" da sözlerine ekledi.

Esas itibarıyla Bydlak, altın standardının kaldırılması kararının sonuçlarının çoğunlukla pozitif olduğunu söyledi: "bu, paranın değerinin daha az kontrol edilmesi karşılığında ekonomik krizlere yanıt vermek için para ve maliye politikasını kullanma esnekliğini arttırdı.”

Cornell Üniversitesi‘nde (Cornell University) bir ekonomist olan ve ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu‘nun (US Bureau of Labor Statistics) eski başkanı Prof. Erica L. Groshen de altın standardının kaldırılmasının "genel olarak olumlu olduğunu" düşünüyor.

Groshen, "Bretton Wood’un kaldırılması, para politikasının rolünü ve onun iktisadi dalgalanmayı yumuşatmak, etkili bir şekilde anlatmak ve politik süreçten bağımsız hale getirmek için nasıl yönetileceğini daha iyi anlamamıza yardımcı oldu" dedi.

Diğer yandan, bağımsız araştırmacı Ben Prentice ve Bitcoin posdcast yayıncısı Heavily Armed Clown (namı diğer Collin) – WTF Happened In 1971? projesinin ardındaki isimler- altın standardından ayrılmanın bazı makroekonomik ilişkileri bozduğunu savunuyorlar.

Özellikle para arzının artırılmasının, varlıkların ikame değerinin ve girişimci karları arasındaki nedensel bağlantıya nasıl "zarar verdiğine" işaret ediyorlar. Kabaca söylemek gerekirse, aşırı parasal genişleme ve enflasyon, varlıkları (mal üretmek için kullanılan ticari varlıklar anlamında) değiştirmeyi daha masraflı bir hale getirdi, bu da karı azalttı ve girişimcileri ve işletmeleri yalnızca kar amaçlı finansal aktiviteye önem vermeye daha fazla teşvik etti.

Cryptonews.com‘a konuşan Ben Prentice ve Heavily Armed Clown ikilisi, "Değeri azalan para ve ucuz kredi piyasa teşviklerini bozuyor. Varlıklar paranın rolünü üstleniyor. Girişimciler odak noktasını teknik mühendislikten finans mühendisliğine çeviriyor" dedi.

Ücret farkları

Bununla birlikte, 1971’den beri talihsiz gelişmeler devam etti. Ve bazı yorumcular ve politikacılara göre bu tür talihsiz gelişmeler altın standardını kaldırmanın bir sonucudur.

Bu düşünce, 1971 yılını çeşitli talihsiz eğilimlerin başlangıcı olarak gösteren grafikler derleyen WTF Happened In 1971? adlı bir web sitesi tarafından en etkili şekilde açıklanmıştır.

Ekonomi Politikası Enstitüsü‘nden (Economic Policy Institute) alınan bir grafik 1971 yılını üretkenlik-ücret farkının başlangıcı olarak gösteriyor.

Kaynak: WTF Happened In 1971?/Ekonomi Politikası Enstitüsü

Bununla birlikte, anaakım ekonomistleri altın standardının kaldırılması ve üretkenlik-ücret farkının önemli ölçüde bağlantılı olduğuna ikna olmamışlardır.

Erica Groshen, "Burada herhangi bir bağlantı görmüyorum. Bu farkın neden ortaya çıktığına yönelik birçok tartışma var ancak bunu bir neden olarak gösterecek kesin bir ekonomik teori ya da ampirik bir çalışma bilmiyorum” dedi.

Ayrıca Groshen, para politikasını hiç lüzumu yokken altın rezervlerine sabitlemenin genellikle işçilerin çıkarlarına zarar vereceğini vurguladı.

Ekonomi Politikası Enstitüsü de bu konuda ikna olmamıştır. Yukarıdaki grafiğin ilk paylaşımında 1979 yılı kritik eşik olarak tanımlandı ve artan eşitsizlik ve ekonomi politikası tercihleri ana faktörler olarak suçlandı.

Benzer şekilde, Jonathan Bydlak üç sürece dikkat çekiyor.

  • "Birincisi küreselleşme: ekonomiler geçmişte olduğundan çok daha fazla açık, bu nedenle üreticilerin üretimi daha ucuz yerlere taşıması daha kolay."
  • "İkincisi, artan otomasyon ve teknoloji değişiklikleri, işçilerin becerilerini yeniden ayarlamalarının zaman aldığı yapısal uyumsuzluklar yaratıyor."
  • Bydlak’a göre üçüncü ve bir diğer büyük değişiklik, "girişimcilerin ve daha genel olarak iyi fikirlere sahip olan kişilerin daha değerli hale gelmesidir." Bir başka deyişle, ücret ve servet eşitsizlikleri artmıştır.

Bununla birlikte, Heavily Armed Clown ve Ben Prentice yukarıdaki faktörlerin bu farkı artırmada rol aldığını kabul ederken, temel değişikliğin 1971’de başladığını onaylıyorlar.

"Sormamız gereken soru, altın standardının verimlilik artışı ile ücretlerdeki büyüme arasında katı ve hızlı bir bağlantı oluşturup oluşturmadığı değil (Avusturyalı ekonomistler böyle kesinliklerle uğraşmıyorlar), ABD Hazinesi’nin 1971 yılında Bretton Woods anlaşmasını sonlandırmasının ardından bu tarihsel süreçte bir kırılma gözlemleyip gözlemlemediğimizdir."

Örnek olarak finans sektörünün 2008 yılındaki durumuna işaret ediyorlar. Bu sektör o zamanlar “ABD ekonomisinin %7’sini oluştururken, işlerin sadece %4’ünü oluşturdu, ancak tüm şirket karlarının üçte birini oluşturdu."

Prentice ve Heavily Armed Clown bu dengesizliği oldukça tartışmalı buluyorlar. "Neden 1971’deki para politikasındaki bu temel değişimin ardından benzeri görülmemiş kar modelleri ortaya çıktı? Önceki satışlarına oranla düşük araştırma ve geliştirme harcamalarına ve 145 milyar dolar nakit paraya sahip bir teknoloji şirketi olan Apple, neden 2013 yılında 17 milyar dolar borçlanmayı tercih etti?"

İkilinin verdikleri cevap, bunların nedeni "yapay olarak ucuz kredisi olan bir toplumda finans mühendisliğinin girişimciliğe göre daha karlı bir şekilde büyümesidir."

Devlet borcu

WTF Happened In 1971? ve altın standardı savunucuları tarafından bahsedilen bir başka gelişme ise ABD ulusal borcundaki patlamadır.

Bydlak’a göre, altın standardın kaldırılması, "borcun artmasını mümkün kıldı." Yani, borç altın standardı altında bile artmış olabilir.

"Altın standardı, para arzının kısıtlanmasına yardımcı olur ancak para arzı, altın standardı altında ne kadar çıkarıldığının da ötesinde, ciddi ölçüde artabilir."

Erica Groshen’e göre, borcun sınırlanması iyi bir şey değildir ancak altın standardı borcu etkili bir şekilde sınırlamayabilir.

"Modern para otoriteleri iktisadi dalgalanmayı yatıştırmazsa, genel üretim daha düşük ve koşullar daha kaotik olacaktır. Ancak maliye politikası kararları herhangi bir şekilde etkilenmeyebilir."

Ben Prentice ve Heavily Armed Clown bu analize katılmıyor.

İkili, "Bir toplumda fiili üretkenlik ve sermaye birikimi ile ilişkisi olmayan ulusal bir para ile kredi genişlemesinin kontrolsüz doğası, sadece siyasi iktidar aracı için harcamaları arttırmakla kalmayıp, aynı zamanda ödenmemiş federal borçların enflasyon yoluyla gerçek değerini azaltmaya teşvik edilmektedir" açıklamalarında bulundu.

Buna karşılık, altın standardının parasal genişlemeye karşı düzeltici bir önlem olarak hareket edeceğini iddia ediyorlar çünkü önemli bir borç artışı, iskonto oranındaki bir artış aracılığıyla borç alma masraflarını artıracaktır.

“Altın standardı (ya da benzeri bir sağlam para) altında, borçların büyümesi iskonto oranlarının yükselmesine neden olacak ve aynı şekilde sermaye birikimi ve borç likidasyonu da tam tersi bir duruma yol açacaktır.”

Yeni bir altın standardı?

Kısıtlı para arzının savunucuları büyük olasılıkla altın veya bitcoin gibi bir sağlam para standardını destekleyebilecek olsa da, Erica Groshen, yeni bir altın standardının oluşturulmasının "her şekilde zararlı olacağını" savunuyor.

Bu arada Bydlak, enflasyon ve borcu sınırlama konularında diğer mekanizmaların daha yararlı olabileceğini düşünüyor.

Bydlak, "Diğer alternatifler muhtemelen altının getirdiği avantajları (örneğin, rakip para birimleri) elde etme konusunda altın standardından daha iyi olacaktır. Ayrıca, çok geniş bir şekilde büyüyen hükümetler üzerinde hala gerçek bir kontrol olduğunu ve bu durumun halka açık pazardaki tahvil alıcıları tarafından dayatıldığını belirtmek de önem arz etmektedir" dedi.

Bununla birlikte, alternatifler gelmeye devam ederken ve dünya koronavirüsün tetiklediği krizle uğraşırken, 2020’li yıllarda ve ilerisinde neler olabileceği hakkında fikir sahibi olmak için 1971’de neler olduğuna yeniden bakılmalıdır.
____

Daha fazlası için:
Bitcoin’e Karşı Modern Para Teorisi
Bitcoin Benimsenmesi Mevcut Ekonomiye Hem Fayda Sağlar Hem De Zarar Verir