27 Mart 2020 · 2 min read

Küresel Kriz, Covid-19 ve Kripto Para

Dünyamız tarihinin kırılgan ve zorlu bir döneminden geçiyor. Endüstri 4.0 devriminin sancıları globalde her ülkede her toplulukta az ya da çok hissedilmekte. Üretim sisteminin tamamen değişmeye başlaması, insanların yerini robotların alması verilen kararlarda duygusallıktan uzak, rasyonel ve analitik kararlar verilmesini sağlayan yapay zekalar insan gücünün iş hayatındaki durumunu sorgulatmaya başlamıştır. Yaşlanana Avrupa, ABD ve Japonya iş gücünü Asya ülkelerine yüklemiş ve kendileri bilgi ekonomisinden beslenmiştir. İş gücünü diğer ülkelere yükleyip bilgi, borsa, hizmet sektörü ve emlak sektörü ile balonlaştırdıkları piyasaları da tüm dünyanın üzerine yıkılmaya başlamıştır. Olayların kronolojisine kısaca göz atalım.

Kaynak: Pixabay

1913'de FED kuruluyor.
1914'de birinci dünya savaşı çıkıyor ancak global piyasalar sağlam şekilde çalışmaya devam ediyor.
1918'de İspanyol gribi dünyada 50 milyon insanın ölmesine sebep oluyor ancak global para piyasaları dimdik ayakta.

Bu küresel sorunların Dünya piyasalarını etkilememe sebebi, piyasaların altın ve gümüşe endeksli, sınırlı arza sahip paranın gücü.

FED para basmaya devam ediyor. 1929'da ilk küresel kriz dünyayı etkiliyor. Sebebi de FED’in para basıp kredilendirme yaparak dünyada yarattığı balon.

Halbuki tarihte Roma’dan bu yana altın ve gümüşe dayalı olmayan, tüm para basmış ülkelerin hiper enflasyon yaşadığı biliniyor.

1971'de ABD’nin doları altından ayrıştırarak fiyatının bağımsız şekilde belirlenmesi yoluna gitmesi önce 2008 krizini ama asıl 2020'de patlayacak global krizi yaratmış durumda. 2008’de global resesyonda, gelişmiş ülkeler para basarak emlak, borsa ve hizmet sektöründeki balonları yarattılar.

Korona virüsü ya da petrol krizi yaşanmamış olsaydı da dünyada şişen borsalar ve yüksek marjinle açılan forex işlemleri patlayacaktı. İşin komplo teorilerine girip korona salgınıyla küresel ekonomik krizin aynı ana denk gelmesinin üzerine konuşmayacağım. Kripto yatırımcısı bu süreçte neler yaşayabilir biraz bundan bahsedelim.

2008 de mortgage krizi sonrası ortaya çıkan bitcoin tam da bu soruna çözüm bulmaktadır. Karşılıksız basılan paraya ve buna dayanan ekonomiye karşı sınırlı arz ve sınırsız talep duyulan bir para birimi, var olan tüm yaralara derman olmaktadır. Endüstri 4.0 yani insan gücüne çok az ihtiyaç duyulan zamanda şeffaf şekilde para transferlerinin izlenmesi ve hiper enflasyonun önüne geçilmesini sağlayacak sınırlı arz yapısı ilerleyen zamanlarda bitcoin fiyatında olumlu etki yaratacaktır.

ABD’nin 6 trilyon dolar, AB’nin 750 milyar Euro piyasaya para vermesi kısa süreli çözüm olsa da dünyadaki üretim dizaynının yeniden yapılandırılması sürecinde yatırımcılar altın-gümüş ve bitcoin gibi sınırlı arzlara yönelmesine sebep olacaktır. Bitcoin belki küresel ödeme sistemi olmayacak ancak ülkelerin karşılıksız paralarındansa sınırlı arzıyla bir değer saklama aracı olarak varlığını devam ettirecektir.