24 Aralık 2020 · 5 min read

ABD Kriptoparalara Savaş mı Açtı?

Kaynak: Bettmann Arşivi / Getty Images

 

Anonim cüzdanlara işlem kısıtlaması, stablecoinlere düzenleme derken Ripple’a açılan dava kriptopara piyasalarında özellikle altcoinlere darbe vurdu.

Kriptopara yatırımcısının aklında şimdi şu soru var: Dünyanın en büyük finansal gücü ABD, kriptoparalara savaş mı açtı? Çünkü durum buysa ne yapılan temel ya da teknik analizlerin önemi kalır ne de yükseliş sezonunun.

Aslında şu anda yapılan işler 20 Ocak’ta görevi teslim edecek olan Trump yönetimine dahil isimlerin gerçekleştirdiği çalışmalar. Biden yönetiminin kriptoparalar hakkında nasıl bir tavır alacağını şu anda bilmiyoruz.

Trump giderayak kriptoparalara darbe mi indirmek istiyor? Donald Trump’ın kriptoparalara karşı tavrı baştan beri pek olumlu olmadı. 2017 Büyük yükselişinde Trump Bitcoin’in doların tahtını sarsabileceğinden korktu.

Ekim 2019’da eski CFTC yöneticisi Christopher Giancarlo, Trump yönetiminin Aralık 2017’de Bitcoin türev yani vadeli işlemlerine yeşil ışık yakarak kriptopara fiyatlarını düşürdüğünü kabul etmişti. Trump’ın eski ulusal güvenlik danışmanı John Bolton ise bir kitap yazarak Başkanın Mayıs 2018’de Bitcoin’in öldürülmesini Hazine Bakanı Mnuchin’den talep ettiğini açıklamıştı. Trump, 12 Temmuz 2019’da da bizzat twit atarak Bitcoinin hayranı olmadığını açıklamıştı.

Ancak türev işlemleri 2018 çöküşünün tetikleyicisi olsa da Trump ABD’si Bitcoin’i yasaklamadı. Son olarak yine Trump yönetiminde çalışan, Amerikan para biriminin istikrarından sorumlu OCC’nin Başkanı Brian Brooks Aralık 2020 başında yaptığı açıklamada Bitcoini yasaklamak gibi bir niyetlerinin olmadığını kesin bir dille ifade etti.

Trump‘ın elinde Bitcoini yasaklayabilecek güç vardı. Peki neden bunu değerlendirmedi? Trump kendisi de bugünkü sınırsız basılan dolar sistemine karşı bir tutum içinde. 2016 seçimlerini kazanmadan önce doları altına bağlamanın çok zor olacağını ancak yapılabilse bunun çok iyi bir seçenek olduğunu belirtmişti. Seçimi kaybetmeden hemen önce de altın standardını yani sınırlı parayı savunan ekonomist Judy Shelton’ı merkez bankası Fed’e Üye yapmaya çalışıyordu. Basında yer alan iddialara göre Shelton önce üye sonra Başkan yapılacaktı.

Bu durumda aslında Bitcoinin sınırlı para politikası ile Trump’ın altına bağlı dolar politikası uyumlu. Zira Judy Shelton da altına bağlanmış ancak dijital yani kripto bir dolar oluşturulması gerektiğini söylemişti.

Trump aslında sınırlı dolar ve sınırsız dolar arasında ikilemde. Sınırsız doların küreselci uluslararası sermayeyi güçlendirdiği Amerikan üreticisi ve işçisini mahvettiğini görüyor. Bir şekilde sınırlı dolara dönmek istiyor. Ancak elindeki sınırsız dolar basma gücü ile yapabileceklerinden de bir yandan vazgeçmek istemiyor.

Ulusalcı diyebileceğimiz Amerikan sermayesinin temsilcisi olan Trump aynı ikilemi Bitcoin ve dijital dolar arasında da yaşıyor. Aslında Bitcoin, temelde kendisinin de karşı olduğu ama bir türlü vazgeçemediği sınırsız dolara karşı güçlü bir silah. Trump Yeni Dünya düzeninde altına dayalı dijital doların hakim para olmasını hayal ediyordu. Bitcoin var olsa bile bu hakim doların yanında bir rol almalıydı.

Ancak şimdi Trump seçimi kaybetti ve dijital altına dayalı dolar hayalleri bir başka bahara kaldı. Peki şimdi yapılan hamlelerin anlamı ne?

Şu anda aslında Trump yönetiminin giderayak çıkarmaya çalıştığı kanunlar esas olarak Bitcoini hedeflemiyor. Daha çok mevcut finans sisteminin sınırsız para oluşturma ve bununla piyasa balonları meydana getirme alışkanlıklarının kriptopara camiasına girmiş taraflarını hedefliyor.

Ripple merkezi tarafı çok ağır basan bir blockchain projesi. Ayrıca yüksek miktarda oluşturduğu kripto parasına hisse senedi gibi davranıyor. Anlaşma yaptığı marka değeri yüksek finans kuruluşlarının söz konusu kripto parayı değil sadece Ripple’ın blokchainini kullandığını adeta gizliyor. Yatırımcılar her anlaşma haberinde hisse senedi gibi Ripple kriptoparası XRP alıyor. Amerika’nın bu tarz projelere geçit vermemesi aslında kriptopara ekosisteminin geleceği açısından faydalı bile.

Trump yönetiminin özellikle ABD Doları’na bağlı çıkarılan stable coinleri düzenlemek istemesi de makul. Özellikle Tether (USDT) hakkında devam eden bir dava var. Kripto para piyasalarında dolar yerine kullanılan en yaygın para birimi USDT. Ancak başlangıçta her çıkardığı kripto USDT’ye karşılık 1’e-1 ya da %100 gerçek dolar tuttuğunu iddia eden Tether, Sonradan bu oranın %70’lerde olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştı. Bitcoin fiyat artışında sadece karşılıksız Tetherlerin etkili olduğunu düşünmüyorum. Çok daha önemli faktörler var. Ancak başta USDT Olmak üzere tüm stable coinleri 1’e-1 rezerv tutması hatta bankacılık lisansı alması da uzun vadede kriptopara piyasaları ve küçük yatırımcı için gayet olumlu olacaktır. Acaba bu Tether ne zaman patlar şüphesinden kurtulmak hiç de kötü olmaz.

Bitmex gibi dünyanın uzak köşelerinde denetimden tamamen uzak türev işlemler yaptıran yapıların üzerine gidilmesi de hem kriptoparalarda manipülasyonu azaltır hem de küçük yatırımcının çok zarar etmesi ihtimalini düşürür.

Kimliği belirsiz cüzdanlara transfer yasağı ise kanun dışı işlemlerin yapılmasını engellemek amaçlı. Pek etkili olacakmış gibi durmuyor. Ancak kripto para camiasına da o kadar zarar verecek bir düzenleme de değil.

Trump’ın Bitcoin üzerine tam anlamıyla gidememesinin bir diğer önemli sebebi ise Amerika’da kendisini destekleyen liberal anti-devletçi bir kanadın da aşırı Bitcoin tutkunu olması. Bu kesimin ciddi oy potansiyeli var. Onları küstürürse 2024 seçimlerinde tekrar Başkan seçilme hayalleri de başlamadan bitecektir.

Sonuçta Trump yönetiminin özellikle Bitcoine karşı bir savaş açtığı falan yok. Alınan önlemler temelde altcoinlerin içine sızmış sınırsız para ve balon olaştırma eğilimlerine darbe vuruyor gibi görünüyor.

Bundan sonra asıl önemli etkiyi yeni Biden yönetiminin kripto paralara karşı tavrı oluşturacaktır...

 

Önerilen yazı: 100.000 Dolarınız Olsa Uzun Vadede Ne Alırsınız?


Benzer Haberler