Ethereum En Büyük Test Ağının Lansmanını Gerçekleştirdi – Holesky Neleri Değiştirecek?

David Pokima
| 2 min read
Pexels

Ethereum blockchain, sektörde büyük bir heyecanla karşılanan Merge olayının birinci yıldönümünde, yeni bir test ağı olan Holesky’nin lansmanını gerçekleştirdi.

Holesky’nin ana hedefi, projelerin canlı ortama taşınmadan önce geliştiricilere geniş ölçekli senaryoları deneme fırsatı sunmak. Ana ağın iki katı kapasiteye sahip olan Holesky, Ethereum blok zincirinde şimdiye kadar oluşturulmuş en büyük test ağı olma özelliğini taşıyor.

Mevcut bilgilere göre, Ethereum platformunda Holesky dışında Goerli ve Sepolia isimli iki test ağı daha bulunuyor. Ancak 2024 yılında Goerli’nin kullanımdan kademeli olarak kaldırılacağına yönelik söylentiler sektörde dolaşmaya başladı.

Test ağları, aslında ana ağın kopyaları olarak düşünülebilir. Geliştiriciler bu ağları kullanarak yeni merkezi olmayan uygulamaları deniyor ve olası hataları ana ağa zarar vermeden düzeltebiliyorlar.

Bir yıl önce gerçekleşen ve büyük ilgiyle takip edilen Merge, Ethereum blok zincirinin, enerji yoğun Proof-of-Work (PoW) sisteminden, enerji verimli ve doğrulayıcı temelli Proof-of-stake (PoS) sistemine geçişini işaret ediyordu. Holesky, bu önemli dönüşümün ardından piyasaya sürüldü.

Daha fazlası için oluşturulmuş bir test ağı


Ethereum geliştiricilerinin açıklamalarına göre, Holesky’nin Goerli ve Sepolia’ya kıyasla daha geniş bir kapasiteye sahip olması, en önde gelen akıllı sözleşme inisiyatiflerinin faydalanması amacıyla tasarlandı.

Öngörülen test ağı, 1,4 milyon doğrulayıcıyı kapsıyor. Bu, ana ağın boyutunun neredeyse iki katı ve ölçeklenebilirlikle ilgili tüm zorlukların üstesinden gelmek için hazırlandı. Ayrıca, bu proje, geliştiricilere test ağında kullanılmak üzere tam 1,6 milyar testnet ETH sağlayarak, testnet ETH’ye erişimde yaşanan güçlükleri ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Holesky’nin özel yapılandırılması, ana ağda ölçeklendirme zorluklarının yaşanmasının önüne geçmek için tasarlanmıştır. Bu zorluklar, Holesky’nin altyapısı sayesinde test ağında çok katmanlı bir kontrol sürecinden geçirilerek belirlenecek.

Ethereum’un sürekli olarak hem geliştiricilere hem de son kullanıcılara yeni özellikler eklemesi, bazı gözlemcilere göre Ethereum’un, “ETH Katilleri” olarak bilinen rakip platformlardan daha avantajlı bir konumda olduğunu gösteriyor.

Ölçeklenebilirlik düzeltilmiş olabilir ancak merkezileştirme sorunları devam ediyor


Ethereum’un son zamanlardaki gelişmeleri enerji ve ölçeklenebilirlik sorunlarına çözüm getirmiş olsa da, ağın merkeziyet derecesi hala ciddi bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor.

İstatistiklere göre Ethereum düğümlerinin yaklaşık %59,7’si Amazon Web Hizmetleri tarafından barındırılıyor. Bunun dışında kalanlar ise diğer merkezi hizmet sağlayıcıları tarafından destekleniyor. Bu durum, ağın merkeziyetsizlik idealiyle uyumlu olmadığı eleştirilerini beraberinde getiriyor.

Ethereum’un kurucu ortağı Vitalik Buterin, bu konudaki görüşlerini açıkça dile getirdi. Buterin’e göre, gerçek anlamda merkeziyetsiz bir blockchain için, kullanıcıların yüksek donanım ihtiyaçları olmadan düğüm çalıştırabilmesi esastır.

Buterin, veri gereksinimlerinin minimuma indirilmesi ve büyük hizmet sağlayıcılara olan bağımlılığın kaldırılmasının bu sorunun çözümü olabileceğini savunuyor.

“Günümüzde, bir node’unu çalıştırmak için yüzlerce gigabayt veri gerekmekte. Ancak durum bilgisine ihtiyaç duymayan istemcilerle, bu ihtiyaç neredeyse sıfıra inebilir.”

Ancak merkeziyet konusundaki bu tartışma tek sorun değil. Ethereum Merge ile getirdiği staking özelliği de gündemde. Özellikle doğrulayıcı olmanın yüksek maliyeti, birçok kullanıcının merkezi borsa havuzlarında staking yapmasına yol açıyor. Bu durum, Gary Gensler başkanlığındaki Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) tarafından da yakından takip ediliyor.

Ethereum’un gelecekteki yolu, teknolojik gelişmeler kadar bu tür tartışmaların sonucuna da bağlı olacak gibi görünüyor.