Ethereum Kurucu Ortağı Lubin: Kripto Piyasasında Mantıklı Yaklaşımlar Hüküm Sürecek

Sujha Sundararajan
| 1 min read
Görsel kaynağı: Consensys / Zaza Weissgerber

Ethereum’un kurucu ortağı ve blockchain şirketi ConsenSys’in başında bulunan Joseph Lubin, ABD’de kripto paraların kabul görmesi konusunda umutlu. Bu durumu, “internet gibi önceki devrimlere” benzetiyor.

Lubin, CNBC’nin ‘Capital Connection’ programında gerçekleşen son röportajında, sektördeki belirsizliklere ve düzenlemelerle ilgili karmaşalara karşın “mantıklı yaklaşımların öne çıkacağını” ifade etti.

“Geçmişteki teknolojilere, internete, web’e ve kriptografiye baktığımızda mantıklı yaklaşımların öne çıktığını görebiliriz. Amerika’nın, merkezi olmayan yapıları, blockchain’i ve kripto paraları ülke felsefesiyle uyumlu bulacağını düşünüyorum. Ve bu yaklaşımın globalde de benimseneceğine inanıyorum.”

Lubin’in bu açıklamaları, Binance ve Coinbase gibi dijital varlık platformlarının ABD düzenleyicileri tarafından çeşitli suçlamalarla karşı karşıya kaldığı bir döneme denk geliyor.

“Ether Bir Emtiadır”

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) Başkanı Gary Gensler, birçok tokeni menkul kıymet olarak tanımlıyor. Ancak, Ripple Labs ile SEC arasındaki hukuki süreç, Ripple’ın XRP tokeninin doğasını Temmuz ayında netleştirdi ve XRP’nin halka arz edildiğinde bir menkul kıymet oluşturmadığını teyit etti.

Gensler’in bu yaklaşımına cevaben Lubin, kripto varlıkların gerçekten bir menkul kıymet olarak kabul edilip edilmediğinin önemine dikkat çekti. Lubin, “Bunu sadece iddia edemezsiniz,” dedi.

Ayrıca Lubin, Ether’in (ETH) bir “emtia” olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı. Mart ayında da Ethereum’un petrol gibi bir emtiaya benzediğini belirtmişti.

“Ether’in bir emtia olduğuna dair inancımı sürdürüyorum.”

Son olarak Lubin, kripto şirketlerine karşı artan baskılara rağmen kripto sektöründe “mantıklı yaklaşımların” hüküm süreceğine inanıyor ve ABD’nin hala birçok ülke için öncü bir rol üstlendiğini vurguluyor.

“ABD, finansal aracılar yoluyla dünyada büyük bir etkiye sahip. Merkezi olmayan teknolojiler, aracıların rollerini yeniden tanımlama ve minimize etme konusunda kilit bir öneme sahip. ABD, aynı zamanda serbest piyasa ekonomisi, kapitalizm ve ifade özgürlüğü konularında da öncülük ediyor.”